4 Temmuz 2014 Cuma

H. Nur Artıran Hanımefendi, 04.07.2014,"Derya'nın Dünyası Ramazan Özel" Programı.

Sevgili Gönül Dostlarımız,

 Muhterem H. Nur Artıran Hanımefendi'nin 04.07.2014 tarihinde yayınlanan "Derya'nın Dünyası Ramazan Özel" programında, "Orucun ruhsal ve bedensel faydaları" konulu sohbet linkini bilgilerinize arz eder, orucumuzun uruç etmememize vesile olmasını niyâz ederiz.

Sevgi ve saygılarımızla.

http://www.kanalturk.com.tr/haber/102304/orucun-ruhsal-ve-bedensel-faydalari-nelerdir

3 Temmuz 2014 Perşembe

H. Nur Artıran Hanımefendi, "Derya'nın Dünyası Ramazan Özel" Programına Konuk Oluyor.


Sevgili gönül dostlarımız,

Ramazan-ı Şerîf'in feyzi, bereketi ve aşk u muhabbeti içinde olmanızı niyâz ederiz.

  Efendim, şükrederiz ki Ramazan Ayı hürmetine Rabbimiz gök sofrası yağmurlarını üzerimize sağanak sağanak yağdırmaya devam ediyor.


Muhterem H. Nur Artıran Hanımefendi Ramazan Ayı boyunca her Cuma günü 12:50 – 14:20 saatleri arasında Kanal Türk’te yayınlan “Derya’nın Dünyası Ramazan Özel” isimli televizyon programına katılacaklardır.

  Televizyon ve tiyatro dünyasının başarılı ve sevilen isimlerinden olan Sevgili Derya Baykal Hanımefendi’nin sunuculuğunu yaptığı program, özellikle üretmeyi ve sanatı seven bilinçli hanımefendiler tarafından uzun yıllardır ilgi ile izlenmektedir.

  Muhterem H. Nur Artıran Hanımefendi’nin söz ve sohbetinin gönül ve ruh dünyamıza huzur, şifa ve aşk u muhabbet olmasını niyâz ediyor, programın nice dost ile aramızda bir sevgi köprüsü olmasını temenni ediyoruz.

”Deryan’ın Dünyası Ramazan Özel” programını izleyebileceğiniz canlı yayın linkini ve program ile ilgili yorumlarınızı paylaşabileceğiniz facebook ve twitter adreslerini ve program ile ilgili Kanal Türk'te yayınlanan haber linkini bilgilerinize arz ediyoruz.
 
 
Sevgi ve saygılarımızla.

30 Haziran 2014 Pazartesi

H. Nur Artıran Hanımefendi, 01.07.2014 tarihinde Sultan-ı Zaman Programına katılacaklardır.

Sevgili gönül dostlarımız,
Sizleri içinde bulunduğumuz mübarek Ramazan ayının bereketi, feyzi ve aşk u  muhabbeti ile selâmlarız.
Efendim, Muhterem H. Nur Artıran Hanımefendi, 01.07.2014 Salı günü 19:45 -20:50 saatleri arasında, OLAY TV’de, sevilen sunucu Sevgili Hasan Basri’nin "Sultan-ı Zaman" isimli televizyon programına canlı yayın konuğu olarak katılacaklardır.
“Sevgi, Saygı ve Oruç” konusun konuşulacağı “Sultan-ı Zaman” programındaki söz ve sohbet ile Lütf u Keremi sonsuz olan Rabbimiz’in ruhumuza nice gök sofrası nimetlerini sunmasını, gönüllerimize aşk u muhabbet katrelerini mihman etmesini niyâz ederiz.
Olay Tv canlı yayın linkini ve program ile ilgili yorumlarınızı paylaşabileceğiniz internet adreslerini bilgilerinize arz ediyor, bu güzel sohbeti ve daha nice güzellikleri hep birlikte zevk etmeyi temenni ediyoruz.

18 Haziran 2014 Çarşamba

13.06.2014​ - Çorlu, Konferans "Hz. Mevlânâ'da Sevgi ve Merhamet."

Kıymetli gönül dostlarımız,

 Hayır, esenlik, aşk u muhabbet içinde olmanızı niyâz ederiz.

 Efendim, Muhterem H. Nur Artıran Hanımefendi 13.06.2014 Cuma günü saat 19:00'da Çorlu Müftüsü Sayın Adem Gülmek Beyefendi ve Çorlu Müftülüğü Aile İrşat ve Rehberlik Bürosu'nun davetlisi olarak Çorlu Ticaret ve Sanayi Odası Konferans Salonu'nda "Hz. Mevlânâ'da Sevgi ve Merhamet" başlıklı bir sohbet yaptılar.

 Çorlu Kaymakamı Sayın Hulusi Doğan’ın da aralarında bulunduğu seçkin davetlilerden oluşan çok sayıdaki dinleyicinin büyük bir ilgiyle takip ettikleri sohbet, Muhterem  H. Nur Artıran Hanımefendi’nin programı büyük bir titizlik ve özen ile düzenlemiş olan Çorlu Müftüsü Muhterem Adem Gülmek Beyefendi’ye ve Çorlu vaizesi Sevgili Ayşe Erdem Hanımefendi’ye teşekkür etmeleri ile başladı.

Sevgili H. Nur Artıran Hanımefendi, konuşmalarının devamında, dünyanın ve ülkemizin dört bir yanında sevgi, hoşgörü ve affetmek denildiğinde ilk akla gelen ismin Hz. Mevlânâ olduğunu ifade ettiler ve Hz. Mevlânâ’da bulunun bu hasletlerin asıl kaynağının ise Yüce Rabbimiz ve Peygamber Efendimiz (s.a.v.) olduğunu vurguladılar.

 Kıymetli H. Nur Artıran Hanıemfendi, Hz. Mevlânâ’nın ve Mevleviliğin zaman zaman İslâmiyetin dışında bir ekol olarak algılandığını ancak Hz. Pir’imizde bulunan hoşgörü, sevgi ve affediciliğin Allah’ın hoş gördüğünü hoş görmek, Allah’ın sevdiğini sevmek, Allah’ın affettiğini affetmek olduğunu belirttiler.

 Hz. Mevlânâ’nın Efendimiz’in yolunda can verdiğini, kendisinde var olan bu engin sevgi ve hoşgörünün kaynağının Efendimiz’de bulunan engin sevgi ve hoşgörü olduğunu buyuran Sevgili H. Nur Artıran Hanımefendi, Efendimiz’de Cenâb-ı Hakk’ın Settar isminin de kemal noktada tecelli ettiğini açıkladılar.

 Ayıp ve kusurları setretmenin, affetmenin aslında kişinin kendisine yönelik güzel hasletler olduğunu ifade eden Muhterem H. Nur Artıran Hanımefendi, başkalarının kusur ve ayıbını örttüğümüz ölçüde bizim kendi kusurlarımızın da setredileceğini, bağışladığımız kadar da bağışlanacağımızı vurguladılar.

 Zümer sûresinin 53. âyeti olan, "De ki: Ey kendilerinin aleyhine aşırı giden kullarım! Allah’ın rahmetinden ümidinizi kesmeyin. Şüphesiz Allah, bütün günahları affeder. Çünkü O, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.” âyetinin Hz.Hamza'yi şehid eden Vahşi'nin pişmanlık ateşi ile yanan gönlü ve döktüğü kanlı gözyaşları hürmetine indirildiğini açıklayan H. Nur Artıran Hanımefendi, " Bir insan samimiyetle Allah'a el açarsa, on sekiz bin âlem onunla birlikte el açar." sözü ile Rahman ve Rahim olan Rabbimiz'in de affediciliğinin ne denli engin olduğunu ifade ettiler.

Muhterem H. Nur Artıran Hanımefendi, Muhammed ümmetinin şiarı ve alâmetinin güzel ahlâk olduğunu ve ancak Efendimiz’e benzemeyi başardığımız zaman hakiki manada “La ilahe illallah Muhammeden Resulullah” sözünü tasdik etmiş olacağımızı önemle vurgulayarak konuşmalarını sırladılar.

 Lütf u keremi sonsuz olan Rabbimize bahşettiği bu özel demler için Rahmetini de aşan Rahim sıfatınca şükreder, Muhterem Hocamız H. Nur Artıran Hanımefendi'ye en derin kalbi teşekkürlerimizi arz ederiz.

 Ekte bu özel sohbete dair olan fotoğrafları sizlerle paylaşıyor, gönüllerimizin nûru olan Efendimiz'in ahlâkıyla ahlâklanarak "La ilahe illallah Muhammeden Resulullah" sözünü tasdik edenlerden olabilmeyi niyâz ediyoruz.



"Yaşadığımı sürece ben, Kur'an'ın kuluyum. Ben Muhammed-i Mustafa'nın yolunun toprağıyım. Birisi, sözlerimden, bundan başka bir söz naklederse, ben nakledenden de, o sözden de, şikâyetçiyim."
 (Hz. Mevlânâ)
Şefik Can, Rubaîler, 1311
 





 

10 Haziran 2014 Salı

Konferans Dâveti -"Hz. Mevlânâ'da Sevgi ve Merhamet"

Kıymetli Gönül Dostlarımız,

 Sizleri kalbi sevgi saygı ile selâmlar, cümle güzelliklerin kuşatması altında olmanızı niyâz ederiz.
Efendim, Muhterem H. Nur Artıran Hanımefendi 13.06.2014 Cuma günü saat 19:00'da Çorlu Müftüsü Sayın Adem Gülmek ve Çorlu Müftülüğü Aile İrşat ve Rehberlik Bürosu'nun davetlisi olarak Çorlu Ticaret ve Sanayi Odası Konferans Salonu'nda "Hz. Mevlânâ'da Sevgi ve Merhamet" başlıklı bir sohbet vereceklerdir.

 Söz konusu sohbete arzu eden tüm gönül dostlarımız iştirak edebilirler.

 Program davetiyesini ekte bilgilerinize arz eder, Hakk âşıklarının rûhumuza gıda, canımıza şifa olan söz ve sohbetlerinden her daim hissedar olabilmeyi niyâz ederiz.

 Sevgi ve saygılarımızla...
 



19 Mayıs 2014 Pazartesi

18 Mayıs 2014 - TEV Mesnevi Sohbeti

Sevgili gönül dostlarımız,
 
Sizleri gurbet diyarındaki ruhumuza gıda, canımıza şifa olan Mesnevi sohbetinin şükrü ve aşk u muhabbetiyle selâmlarız.

Efendim, Muhterem H.Nur Artıran Hanımefendi 18.05.2014 Pazar günü Türk Edebiyat Vakfı’nda Hâk âşıklarının yoğun ilgi ile takip ettikleri bu dönemin son Mesnevî sohbetini yaptılar.
H. Nur Artıran Hanımefendi sohbetlerinde Mesnevî-i Şerif’in ilk kelimesi olan ‘Bişnev - Dinle!’ sözcüğünü şerh ettiler.

İsmail Hakkı Bursevî Hazretleri’nin Ruhu’l Mesnevî isimli eserinde yer alan ‘Bişnev’ kelimesinin derin anlamları üzerinde durarak sohbetlerine başlayan Kıymetli H. Nur Artıran Hanımefendi, Hz. Mevlânâ’nın ‘Bişnev’ kelimesinin anlamını açıkladığı; “Dinlemek gök sofrasıdır.“, Mesnevî beyitini şerh ederek sözlerine devam ettiler.

Hayvanın ağızdan, insanın ise kulaktan beslendiğini açıklayan Muhterem H. Nur Artıran Hanımefendi, ağız yoluyla aldığımız gıdaların ruhumuzla bir ilgisi olmadığını, nefsimizi beslediğimiz ölçüde ruhumuzun aşağıya düşeceğini vurguladılar.

Sohbetlerinin devamında Muhterem H. Nur Artıran Hanımefendi, “Gariplere yardım ediniz.” Hadis-i Şerifindeki garip kelimesinin birinci derecede, öz vatanı olan öteki âlemden kopan, burada gurbeti yaşayan ruhumuzu temsil ettiğini açıkladılar ve Rabbani bir ahlâka sahip olan ruhumuzu Hak nuruyla besleyerek ona yardımcı olmanın hepimizin en önemli vazifesi olduğu ifade buyurdular.

Sap ve samanla beslenen hayvanın ancak kurban olabileceğini, Hak nuruyla beslenen insanın ise Kur’an olacağını açıklayan H. Nur Artıran Hanımefendi, ancak Kur’an ahlakıyla ahlaklanan insanın Kur’an olabileceğini ifade ettiler.

Kurban olmaktan öte bir makama yücelmenin yolunun, Hak nuruyla beslenmek olduğunu ifade eden Sultanımız, ruhun ancak Hak sözü dinleyerek beslenebileceğini ve Hz. Mevlânâ’nın “Dinle!” sözü ile bizleri gök sofrasına davet ettiğini açıkladılar.

Muhammed ümmetine Kur’an okumanın sünnet, Kur’an dinlemenin ise farz olduğunu hatırlatan Muhterem H. Nur Artıran Hanımefendi, dil ırmağından gelen hikmetlerin adı kulak olan deliklerden içeri girip, meyvesi akıllar olan, idrâk olan can bağını suladığını ifade ettiler. Hak sohbeti dinlerken kulaklarımızdan gönüllerimize cennet ırmakları aktığını ve bu ırmakların gönül bahçemizi sulayıp yeşerttiğini açıklayan Muhterem H. Nur Artıran Hanımefendi, Hak sözünü baş kulağıyla işitmek ve gönül kulağıyla duymak arasında fark olduğuna da vurgu yaptılar.

Sevgili H. Nur Artıran Hanımefendi duymanın birinci şartının susmak ve nefsani duygu düşüncelerden kaynaklanan sesleri susturmak olduğunu, Rabbani ahlak ile ahlaklanmış olan naif ve zarif olan ruhun sesini ancak susmayı başaranların duyabileceğini açıkladılar.
 
Kıymetli H. Nur Artıran Hanımefendi sohbetlerinin son bölümünde ise koyun sürüsüne benzeyen duygu ve uzuvlarımızdan birini temizlediğimiz zaman diğer tüm uzuvlarımızın da açılacağını ve onları temiz tutmaya niyet ettiğimiz zaman bunu başarmanın kolaylaşacağını ifade eden sözleriyle gönüllerimize ümit, neşe ve inşirah verdiler.

Mesnevî sohbetleriyle Gönül bahçelerimize cennet ırmaklarını cömertçe akıtan Kerim, Rahman ve Rahim olan Rabbimize esmaları adedince şükreder, Muhterem H. Nur Artıran Hanımefendi'ye bizlere şefkat, merhamet ve özveri ile sunduğu gök lokmaları için en kalbi sevgi ve teşekkürlerimizi sunarız.

Şems-i Tebriz’i Hazretlerinin; “Ben Muhammed ümmeti ona derim ki, Peygamberi miraca çıktığında, o da Efendisinin peşinden miraca çıksın.” sözüyle tanımladığı ümmetten olmayı ve cümle azalarımızı Muhammed ümmetine yaraşır şekilde temiz tutmayı niyaz ediyor, Mesnevî sohbetiyle açılan gök sofrasını resmeden fotoğraf karelerini ve Muhterem H. Nur Artıran Hanımefendi'nin sohbetini sırlarken Dîvan-ı Kebîr’den ettiği bir duayı ise aşağıda sizlerle paylaşıyoruz.

Sevgi ve saygılarımızla…

Ey benim Yüce Allah’ım! Ey yedi kat göğün Rabbi! Ey Arş-ı Azimin Rabbi!
Ey benim Rabbim! Ey Yaratılmış cümle mevcudatın Rabbi!
Ey Tevrat’ı, İncil’i,  Zebur’u, Hak ile bâtılı ayırt eden Kur’anı Kerim’i gönderen Rabbim!
Ey tohumları ve çekirdekleri yeşillendirip bitiren Yüce Mabudum!
Senin sevk ve idare etiğin kudret eline boyun eğen her hayvanın şerrinden, öncelikle de kendi hayvan olan nefsimin şerrinden sana sığınırım.
Muhakkak ki benim Rabbim adalet ve insaf üzerinedir.
Ya Rabbi, Senin merhametine,
Ya Rabbi, Senin lütfuna, senin keremine sığınan asla zarar görmez.
Ya Rabbi, ben senin lütfuna, ben senin keremine, ben senin aff u mağfiretine sığınırım.
Ey yolunu kaybedenlere kendine gelen yolları gösteren Rabbim!
Ey günah işleyenlere, Ey nefsine uyanlara, Ey cümle duygularını kirletenlere rahmet eden, şefkat eden, merhamet eden Rabbim!
Ey ayağı sürçenlerin, yanılma hatalarını affeden Allah’ım!
Ya Rab, Hakk’ı bize Hak olarak göster, o Hakk’a da uymamızı bize nasip eyle!
Ya Rabbi,  bâtılı, yanlış olanı da bize bâtıl ve yanlış olarak göster, bize o yanlıştan sakınmayı da nasip eyle!
Ya Rabbi, bizleri nefsimizin eline bırakma, mahlûkatın hiç birinin eline bırakma.
Ya Rabbi, bir göz kırpması müddetince dâhi, hatta ondan daha az bir müddet dâhi bizleri hiç kimsenin eline bırakma.
Ya Rabbi, Sen bizlere dost ol.
Ya Rabbi, Sen bizlerin Muin’i ol.
Ya Rabbi, Sen bizlerin yardımcısı ol.
Ya Rabbi, Sen bizlerin hıfzedicisi, koruyucusu ol.
Ya Rabbi, Sen bize yardım edici ol. İmdadımıza yetişerek, her halimizde, her işimizde, her zorluğumuzda, her darlığımızda, her yokluğumuzda inayetinle bizleri destekle, bizlere Sen yardımcı ol.
Ya Rabbi, bizleri kulların kapısına götürme. Ya Rabbi, bizleri kullara dayandırtma. Senden başkasına el açtırma Ya Rabbi.
Ya Rabbi her noksandan münezzeh olan Sensin.
Ey her noksandan münezzeh olan!
Ey bütün yaratılmışların padişahı!
Ey doğmayan! Ey doğurmayan!
Ey hiçbir eşi benzeri olmayan Rabbim!
Sonsuz Rahmetinle sen bizlere rahmet ve merhamet eyle.
Bizim bu duamızı Huzur-u İlâhinde kabul edilen dualardan eyle.
Allah’ım büyüğümüz Efendimiz, Peygamberimiz Muhammed Mustafa hürmetine bizlere duyan bir kulak, hakikati gören göz nasip eyle.
Bizleri bizlere bırakma Ya Rabbi…




 
 

18 Mayıs 2014 Pazar

11-14 Mayıs 2014 - Fransa'nın Toulouse Şehrinde Yapılan Konferanslar

Sevgili gönül dostlarımız;

 Sizleri en deruni sevgi ve saygıyla selâmlarız.

 Efendim, 11 - 15 Mayıs 2014 tarihleri arasında Muhterem H. Nur Artıran Hanımefendi Fransa’nın Toulouse (Tuluz) beldesine kadem bastılar. Toulouse Şehir Belediyesi'nin katkılarıyla, 13. yüzyılda kurulmuş olan Fransa’nın önemli Mirail-Jean Jaurès Üniversite Kütüphanesi ve Ariana Vakfı, Kıymetli Hocamız adına, Toulouse halkı için oldukça önemli iki konferans düzenlediler.

 12 Mayıs 2014 Pazartesi günü saat 20:00’de Toulouse şehri ve Oksitan halkı Muhterem Hocamız ile buluşmanın, dolayısıyla Pir‘imiz ile tanışmanın heyecanını yaşadı. Şehrin Sénéchal Konferans Salonu‘nda, Muhterem H. Nur Artıran Hanımefendi  halka açık olan “Mevlânâ Celaleddin-i Rûmî, Aşk ve İnsan” başlıklı bir konferans verdiler.

 Toulouse halkının yoğun ilgi gösterdiği konferansta, Muhterem Hocamız, ruhsal özgürlüğün görünmez bağlardan, egolardan kurtulmak olduğunu açıkladılar ve şahsi düşüncelerine esir olan kişilere özgür denemeyeceğini vurguladılar. Kıymetli H. Nur Artıran Hanımefendi sohbetlerinin devamında, evrende var olan her şeyin biribirine bağlı olduğunu ve Hz. Mevlânâ'nın bir gazelinde bunu;
 
 “Dünyadaki bütün insanlar, tek bir vücudun azaları gibidir. Aynı vücutta bulunan sağ el, neden kendi sol elini hor görür?“ beyitiyle açıkladığını ifade ettiler.
 
 Bu nedenle bütünü birbirinden ayırmanın mutsuzluğa yol açtığını, insana, bulunduğu yerde, duygusuna, düşüncesine, inancına saygı göstermenin aslında kendimize saygı göstermek olduğunu ifade ettiler.
 
Muhterem H. Nur Artıran Hanımefendi, tek tip insan meydana getirmenin, İlâhi Yaratıcı’ya aykırı olacağını ve Aşk’ın evreni ve tüm insanları bir bütün olarak görmek olduğunu açıklayarak konuşmalarını sırladılar.

 Aynı mânevi atmosfer, ağırlıklı olarak akademik bir sunum olmasına rağmen, 13 Mayıs 2014 Salı günü Mirail-Jean Jaurès Üniversitesi Kütüphanesi‘nde “Mevlânâ Celâleddin-i Rûmî ve Avrupa’daki Yankısı” başlıklı konferansta da yansımaya devam etti. Konferans açılışını, Türkolog Oksitanya adlı kolejin Başkanı ve Türkçe şiirleri Oksitan diline tercüme etmiş olan, Türkolog, matematikçi ve edebiyatçı Prof. Dr. Philippe Corbonne yaptı.

Sevgili H. Nur Artıran Hanımefendi’nin akademisyenler için cok önemli olan bu kapsamlı sunumu; 18. yüzyıldan günümüze uzanan ve dünyanın farklı ülkelerinde yaşayan Batılı düşünür ve yazarların, İslâmîyet’e, dolayısıyla da Şark İslâm Klâsik Eserleri’ne duymuş oldukları büyük ilgi, yaptıkları ciddi araştırmalar ve çalışmalar üzerine idi.
 
 Muhterem H. Nur Artıran Hanımefendi bu yolda hizmet etmiş olan düşünür ve yazarları, sunumlarında fotoğraflar eşliğinde yâd ettiler.

 Muhterem H. Nur Artıran Hanımefendi, 14 Mayıs 2014 Çarşamba günü düzenlenen ve kendi alanında etkin olan isimlerin katıldığı ‘Yuvarlak Masa‘ toplantısına iştirak ettiler. Bu değerli katılımcıların isimlerini bilgilerinize arz etmek isteriz;

 Bertran de La Farge : ‘Convergénicia Occitàna’ Dernek Başkan Yardımcısıdır. Katharizm ve mânevîyat üzerine birçok eserin yazarı olan bir bilim adamıdır. Aynı zamanda Birleşmiş Milletler’in Afrika temsilcisi olarak görev yapmış olan Bertran de La Farge Tulus’ta oldukça etkin bir isimdir.

 Jean-François Laffont : ‘Convergénicia Occitàna’ Dernek Başkanıdır, Sosyal Hukuk alanında avukattır.

 Jean-Michel Lattes : Toulouse Vali Yardımcısıdır, Oksitanya’dan sorumludur. Toulouse Üniversitesi’nde Hukuk alanında ve Toulouse Katolik Enstitüsü’nde Profesördür.

 Manijeh Nouri : İran kültürünün uyum içinde Batı’ya açılmasını hedefleyen, ARIANA Vakfı’nın kurucusudur. Yazar, konferansçı, konuşmacıdır İran’lı sufilerin eserlerini Fransızca’ya tercüme etmesi ona uluslararası ödüller kazandırmıştır.

 Frère Daniel Pont : Encalcat Kilisesi’ne bağlı Benedikten bir Keşiştir, diğer mânevî yollarla ve hristiyanlık dışındaki dinlerle iletişimden sorumludur.

 Hamid Demmou : AISA Uluslararası Derneğinin Başkanı ve Toulouse Alawiyya Tarikatının Mukaddemidir.

 Muhterem Hocamız toplantıdaki konuşmalarını, Pîr’imiz Hz. Mevlânâ’nın dostluk ve kardeşlik mesajını özetleyen;

‘‘Barış demeye korkuyorum, birinin aklına savaş gelir diye.’’ beyiti çerçevesinde yaptılar.

 Evreni bir bütün olarak değerlendirerek, yaratılımış herşeye yaratılış gayesi doğrultusunda sevgi saygı göstermek gerektiğini dile getiren Muhterem H. Nur Artıran Hanımefendi, zaman zaman Şefik Can Dede'nin hayatından ve Hz.Pir’imizin beyitlerinden örnekler vererek İslamiyetin dolayısıyla da Mevleviliğin değişmez düsturlarından olan sevgi ve saygının öneminden hassasiyetle bahsettiler.

 Barış, sevgi, saygı ve hoşgörü tohumlarının yeşereceği daha nice güzellikleri sizlerle paylaşmayı niyâz eder, Muhterem H. Nur Artıran Hanımefendi’ye en kalbi şükranlarımızı sunar, aşağıda bu güzel anların fotoğraf karelerini bilgilerinize arz ederiz.
 
Sevgi ve saygılarımızla…